From: "Didem Kaleli" <diadem74@hotmail.com>
Sent: Friday, January 13, 2006
Subject: "Yaşama Hakkı Olan Hayvanlar"
 
 

 

              “Yaşama hakkı olan HAYVANLAR”

 

                           “Bizler, bizi sevenleri gözlerinden tanırız...

                    Onların yüreklerindeki sevgi, güzel yüzlerine yansır.

                        Onların gözlerini gördüğümüz zaman, sevinip  

                                    çılgına dönmemiz ondandır...

 

                        Bizler; kimimiz evlerde, kimimiz barınaklarda,

                      kimimiz sokaklarda, kimimiz bir karanlık kuytuda

                            yaşayabiliyorsak,  tümünü bizleri seven

                                        o iyi insanlara borçluyuz...

 

                                             Onlar iyi insanlar...”

                                                                                 Bekir Coşkun

                                                                                                                               

      

       İnsan olabilmek çok zordur, hem insan hem de iyi insan olabilmek çok daha zor... İyi insanlar, evrende yaşayan  her canlıya, karşılık beklemeden değer verdikleri, onları düşündükleri, gördükleri, duydukları  ve anladıkları için  iyi insanlardır, onlar  çevrelerindeki canlılara değer verdikçe; kendi değerlerinin çok daha fazla arttığını da bilmezler....HAYVANLAR onları tanır...

      “ Kimileri verirken ne ıstırap çeker, ne bundan kendine bir mutluluk payı çıkarmak peşinde koşar, ne de vermenin erdemli bir davranış olduğunu düşünür; Tanrı, işte bu gibi kimselerin elleri aracılığı ile konuşur ve onların gözlerinin ardından yeryüzüne bakarak gülümser.” Cibran

 

       BİZ NELER YAPIYORUZ? ; yanlarından geçerken “güven duyguları” azalmış (yine de tükenmemiş) hayvanları fark edebiliyor muyuz? O kadar sorun varken, hayvanları düşünemem mi diyorsunuz? Ya da o kadar çoklar ki, hangi birine yardım edeyim diyerek, bu görevi yine iyi insanlara mı bırakıyorsunuz? Yoksa kendinizde, ”sokak hayvanları barınma merkezlerinden rahatsızız” diyebilme gücünü ve huzurunu mu bulabiliyorsunuz?

       Hayvanların yardıma ihtiyacı var; insanlar kadar, belki daha fazla; çünkü aç ve hasta olduklarını, acı çektiklerini  söyleyemiyorlar, ”bizim bu kadar perişan olmamızın nedeni siz insanlarsınız” diyemiyorlar... Sokaklarda yaşayan, bize olan güvenlerini yitirmek üzere olanları da; bireyselliği bırakıp; “acı ve ölümden, taş ve sopalardan” korunmak için; savunma içgüdüleriyle;bir lider peşinde, gruplar halinde dolaşmaya başlıyor...

                                                                                                                           1

        “Kuş Gribi” ortaya çıkıyor; suçlu (!) göçmen kuşlar yakalanamadığı için; cezayı evcil kuşlar çekiyor; fakirliğin, tedbirsizliğin ,cehaletin ve acımasızlığın hesabı onlara soruluyor; yakılarak, canlı canlı gömülerek..Kamu ve özel sektör toplanıyor; BU VAHŞETİ ÖNLEMEK amacıyla ‘işin maliyetini de düşünerek’ EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ! fikirler üretiyor; ” Kanatlılar itlaf edilirken; büyük işletmeler hayvanları aç ve susuz bırakmalı, küçük aile işletmeleri; boyunlarını kırarak, poşet içinde boğarak (poşette delik varsa, hava alıyorsa, içindeki ölmemişse tekrar deneyerek) öldürmeli, ama yakılmamalı.” (çünkü “ceza verilen hayvanlar” artık cep doldurmayacak, karın doyurmayacaklar) Salgının önlenebilmesi için itlaf gerekiyor belki, ama; İNSANCA.....

         Yıllar önce, HOROZUNU, veteriner hekime “ibiğinde kızarıklık ve şişme” şikayeti ile (kucağında) getiren, çok üzgün bir bayan aklıma geldi; beyaz horozun; evinde büyüdüğünü, evin her köşesini tanıdığını, nereye gitse; takip ettiğini, kucaktan inmediğini söylüyordu,  beni çok seviyor diyordu ! 

 

         “Sokak Hayvanlarını” gönül rahatlığıyla emanet edebileceğimiz eller de yok, ya da sayıca az, çoğu el; onları korumak için değil, oldukça ıstıraplı yöntemlerle yok etmek için görevlendiriliyor...Onlara yardım için, iyi insanların kurduğu pek çok dernek ve barınakta da zor durumda;  her şeye yetişemiyor,,maddi ve manevi destek bekliyor...  İl ve  İlçe Belediyelerine, Büyükşehir belediyelerine, ilgili kurumlara, milli eğitim, sağlık, çevre, tarım ve turizmle ilgili bakanlıklara , sivil toplum kuruluşlarına, özel ve yerel TV’ lere “ÇOK” iş düşüyor; HAYVANLARI korumak ve yaşama haklarını verebilmek için...“DÜNYADA KONUŞULAN, YENİ VE EN UYGUN STRATEJİLER; sokak hayvanlarının öncelikle yakalanması, aşılanması, kısırlaştırılması (bir kulaklık,ya da tasma takılarak; aşılanmış olanlarının bilinmesi) VE ÇEVREYE TEKRAR BIRAKILMASI yönünde..Bunun sağlanabilmesi için de; eğitimli personel,eğitimli yakalama ekibi, yakalama aracı ve bu işlemlerin yapılabileceği uygun barınakların olması gerekiyor”

 

          Hiçbir çıkar gözetmeyen, “verdiklerim bana ne getirecek, bana ne üstünlük sağlayacak” düşüncesinden uzak, görevinin bilincinde, yüksek karakterli, deneyimli,  “YETKİLİ”  zihniyetlerin yardımı gerekiyor;  hayvanlar bu önemli ve gerekli yardımlara hazırlar ama; bu yardımları ilkeli-koordineli biçimde yapmakla yükümlü olanlar,  bilimsel-kesin, kökten çözümleri değil  üretmeye, var olanları da uygulamaya henüz hazır değiller..Buna sıra gelinceye kadar(!), CAN ÇEKİŞEREK, AÇLIKTAN, HASTALIKTAN  çok fazla hayvan ölüyor,,Türkiye’nin her köşesinde, amaçsız, duygusuz, vicdansız katliamlar ve toplu ölümler sürüyor.Bayramlarda onlara eziyet edilmeye devam ediliyor... SOKAK HAYVANLARI “bilmeyerek” üremeye fazlalaşmaya  devam ediyor....EĞİTİMSİZ, bilgisiz, acımasız, doğa ve hayvan sevmeyen, hayvanları görmeye, seslerini duymaya tahammül edemeyen,

                                                                                                                          2

 

 “SORUMSUZ,” onlar itlaf edilirken  “BİLİNÇSİZCE   GÜLEBİLEN  ÇOCUKLAR” yetişiyor.

 

         HAYVANLAR İÇİN; BİZ NE YAPABİLİRİZ? O kadar çok şey var ki; biraz zaman ayırmak, biraz da emek yeterli...Çoğumuzun yaptığı, ya da  yapmaya hazır olabileceği, birkaç tanesini sıralamak istedim. Lütfen,,,,eğer yapabilecekleriniz varsa içinde ; hiç tereddüt etmeden hemen gerçekleştirin..

         UNUTULANLARI DA EKLEYEREK.......

                                                                  

         ___  Yakın çevremizde, bizimle birlikte yaşamaya çalışan “aç hayvanlara”, artık ekmek  ve  yemeklerinizi verebilirsiniz (lütfen çöpe atmayın, her gün veremiyorsanız, buzdolabında bir poşette biriktirebilirsiniz) yiyecekleri bırakacağınız yer, onları daha önce   gördüğünüz belirli bir yer olmalı, özellikle gece koyarsanız, sabah  “silip süpürülmüş” olduğunu göreceksiniz...

 

        ___Eğer bir hayvan almak istiyorsanız, ya da sonuna kadar bakabileceğine inandığınız birisine armağan etmek istiyorsanız;  hayvan barınaklarına uğrayıp;  size çok ihtiyacı olan, güzel bir evlat edinebilirsiniz...Hayvanları gerçekten seviyorsanız; orada her yaştan, her cinsten, her karakterden  olanını bulmanız mümkün...Yaşadığınız yerde barınak yoksa;  sokaklarda bir sürü yavru kedi ve köpek var.

        ___Çevrenizde, sahiplendikleri (!) hayvanı sokağa atma niyetinde olanlar varsa; “gelişmiş  bir zihniyet için” hayvan sahiplenmek ; geçici bir heves değildir, sokaklar, sorumsuzluk kurbanı,çaresiz hayvanlarla dolu; evde büyüdüğü için çevreye uyum sağlayamayan, yiyecek bulamayan....

 

       ___Eğer maddi yardım yapmak isterseniz; yakınınızda bulunan BİR HAYVAN BARINAĞINA giderek,telefonla arayarak (eksiklerini sorarak) yardımcı olabilirsiniz. ÇOK  İHTİYAÇ VAR..Küçük bir yardım bile, çok işe yarayacaktır...( tıbbi malzeme, ilaç,  makarna, ekmek, süt, gazete kağıdı...)Sokak hayvanları ile ilgili , hayvan dernekleri  ve barınaklarıyla ilgili web sitelerinden bilgi alabilirsiniz...

 

       ___Kendinize (arkadaşınıza, eşinize,çocuğunuza...) bir armağan alacaksanız; gelirinin tümü “Ankara Gölbaşı Meliha Yılmaz Vakfı Hayvan Barınağı’na ”  bağışlanacak olan “ BEN PAKO” isimli kitabı alın....“Ben Pako” yu mutlaka okuyun..

                                                                                                               3

 

         ___ İŞİNİZ EĞİTİM VE ÖĞRETİM İSE; sizi dinleyenler özellikle anaokulu ve ilkokul öğrencileri ise; her fırsatta, “hayvan ve doğa sevgisi - çevre bilinci” aşılayın, sizi yürekten dinleyeceklerdir.. Özellikle köy çocuklarına;  köpeklerin kulak ve kuyruklarının kesilmesinin , hayvanları yaralamanın, eziyet etmenin, çevreyi kirletmenin yanlış olduğunu öğretin. Öğrencilerinizin vicdansız, bilgisiz, sorumsuz, bencil  büyümelerine izin vermeyin..

 

         ___İŞİNİZ HAYVANLARI TEDAVİ ETMEKSE; ( haklarını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz veteriner hekimler gibi ) “ yaralı sokak hayvanlarını” sizlere taşıyan ve onları  ‘bir araya getirdikleri paralarla’ tedavi ettirmeye çalışan “iyi insanlara” yardımcı olun!

 

         ___Yaşadığınız yer küçük bir belde, bir site veya köy olabilir; “çevrenizdeki kedi ve köpekleri aşılamak ve kısırlaştırmak için” çalışabilir, bir dernek bünyesinde, ya da hayvan dostlarıyla birlikte, ikamet eden  kimselerden ( sorumlu ve vicdanlı olanlardan! ) maddi yardım alabilir; kedi ve köpeklerin operasyon ve aşı masraflarını karşılayabilirsiniz. (bu konu ile ilgili; derneklerden- barınaklardan, sokak hayvanları ile ilgili web sitelerinden, bilgi alabilirsiniz; sadece bir sokak köpeği, 7-12aylık olduğunda; bir defada; 6-14 adet yavru dünyaya getiriyor)

          ___Hayvanları koruma, doğa ve çevre derneklerine üye olabilir, gönüllü çalışabilir,  çevrenizde yoksa;  yenilerinin kurulmasına öncülük edebilirsiniz..

 

          ___Herhangi bir yerde, aç bir hayvan gördüğünüzde, lütfen onu bir defalık olsa da doyurun  YA DA hasta bir hayvanın, bir defalık tedavisini üstlenin....

          ___ Çalışanlarınıza veya müşterilerinize yemek sağlayan bir kurum ya da bir firmanın yöneticilerindenseniz; “ARTIK YEMEKLERİ” bağlantı kurarak, hayvan barınaklarına verebilirsiniz, ya da  bu iş için; ön ayak olabilirsiniz...

          ___Evinizde kullanmadığınız; antibiyotik, vitamin, merhem vb. ilaçları, sokak hayvanları için kurulan barınaklara verebilirsiniz.

 

          ___Türkiye dışından, kontrolsüz ve kötü şartlarda getirilen doğal ortamlarından çalınan, (gelmeden önce çoğu yolda ölen)  ithal hayvanları satın almayın..

                                                                                                               4

 

          ___HAYVANLARA EZİYET EDENLERİ, ONLARI ACILAR İÇİNDE ÖLDÜRENLERİ ya da ONLARI SOKAĞA ATANLARI gördüğümüzde, duyduğumuzda;  susmayalım, önce sözle tepki gösterelim, “olup biteni”  ilgili kimselerle, kurumlarla paylaşalım (gerekirse yasal yollar yardımıyla uyaralım..)

 

          ___ Eğer yolun ortasında,yaşama ümidi olan,yaralı, kalkamayan bir kedi ya da köpek görürseniz, ya da bir kuş ; sonraki araç tarafından tekrar ezilmeden lütfen onu kenara çekin..İnanın çoğu, yardım ettiğinizi bildiği için ses çıkarmayacaktır, (eğer insanlara olan güvenini kaybetmişse ; ağızlıkla ya da bir bezle ağzını bağlayabilirsiniz) Arabanızda plastik eldiven, gazete kağıdı ve karton kutu olursa, büyük kolaylık olur.. Onların da acı hissettiklerini hiç unutmayın..Ona sessizce yaklaşın, SERT  bir kartonu yere serin, yaralıyı yavaşça, FAZLA HAREKET ETTİRMEDEN üzerine alın,,sonra da onu, kartonla birlikte yerde sürükleyerek,yolun kenarına çekin, arabanızın arka koltuğuna yerleştirin,  tedavisini üstlenip, tam anlamıyla düzeldiğine inandığınızda, onu daha güvenli bir yere bırakabilirsiniz tekrar, ya da sahiplendirebilirsiniz. Bu yardımı yalnız yapamam diyorsanız;  “arabanızı onun tekrar ezilmesini önleyecek şekilde park edip” size yardım edebilecek birisine ulaşın.

Yaralı yürüyebilecek durumdaysa, onu karton bir kutuya koyarak (kutuya hava deliği açarak) tedaviye götürebilirsiniz...

( İLK YARDIM İÇİN; ayrıntılı bilgi; www.havhav.com )

        ___Çevrede gördüğünüz  kedi ve köpeklerin boyunlarında ya da kuyruklarında ip ya da tel varsa; kuşların kanatlarına ip-misina bağlanmışsa; lütfen kesip çıkarın... Hayvanlar büyüdükçe ve zaman geçtikçe, vücutlarında çok ağır yaralar oluşuyor..

 

       ___Eğer hiçbirini yapamam diyorsanız, lütfen yanlarından geçerken ; ONLARA BAKIN  ve onlara güç verecek bir şeyler söyleyin içinizden....onların da “ağrı  ve açlık”  hissettiklerini, onların da “ağladıklarını” unutmayın..

 

          Ayrıca, sizi hiç unutmayacaklarından  ve seneler sonra bile tanıyacaklarından  EMİN OLUN...

 

            ..........................................

                                                    Didem Kaleli

                                                                                                                    


   içindekiler | giriş |   türler üyelerüye kayıt | sağlık | ilanlarmesajlar | hikayeler eş arayanlar | memorial | resimler | linkler | sohbet | veterinerler | basında kedi