Subject:      Sadece güçlü olan mı özgürdür ?
   Date:       Sun, 3 Jun 2001 14:06:13 +0300 (GTB Daylight Time)
   From:      "Sedef Ertugan" <kedici@ixir.com>
 

 Sadece güçlü olan mı özgürdür ?
 Ancak sizin gibi  hayvanseverlerin anlayabileceği bir acı ile kıvranıyorum son iki gündür:
 Kedim "Foxy" köpekler tarafından öldürüldü.
 Beni tanıyanların gayet iyi bildiği gibi sadece kedileri değil, doğadaki tüm hayvanlara büyük
 sevgi ve saygı besleyerek yaşarken, bazı hayvan sahiplerinin kendi besledikleri cins
 dışındakiki hayvancıklara karşı duydukları vahşet ve umarsızlık tüylerimi diken diken
 ediyor...
 Güneşin sıcaklığını, çimenler üzerinde koşturmanın, rüzgarı tüyleri arasında hissetmenin
 mutluluğunu bu şehir ortamında sadece orman kanunlarında olduğu gibi "büyük olan küçük
 olanı yer" kuralına uyarak en güçlü çenesi olan , en keskin dişlere sahip, en hızlı koşan
 hayvanlar mı yaşamalı ? Bahsettiğim köpekler, her " saldırı" haberinden nasibini alan,
 koruyanı kollayanı olmayan zavallım sokak köpekleri değil, gayet güzel beslenen, sadece zevk
 için öldüren sahipli vahşi köpekler !
 Aynı mahallede yaşadığım, komşum diyebileceğim, sahibiyle rastlaştıkca selamlaştığımız,
 Boxer ve Rotweiller cinsi iki köpek. Bu köpeklerin saldırısıyla parçalanmış, ölmekten kılpayı
 kurtularak sakat kalmış, ve çoğu da maalesef kurtulamamış birçok kedinin hikayesini ordan
 burdan duyduğum için benim için korkulu rüya haline gelmişlerdi. Özellikle de Boxer cinsi
 olanın kedilerin yerini tesbit edip kovalayarak Rotweiller cinsi olana hedef göstermesi ve
 onun da "işi bitirmesi" hikayesini kendi sahiplerinin ağzından çok doğal birşeymiş gibi
 dinlediğimden beri ... Daha önce de bu insaniyetten uzak tarz köpek maçoluğu hikayelerini
 başka vahşi insanlardan duymuşluğum vardı " Bizim köpek , maaşallah, bahçede kedi
 bırakmadı, kedi yavrularını kırt diye yiyor" gibi böbürlenmeler ( ! ) sonucu insanlığımdan
 utanmıştım onları dinlerken... Neden bu insanlar vahşi köpeklerini eğitmek için hiçbirşey
 yapmazlar ? Neden kedileri öldürmelerine bu kadar kolaycacık razı olurlar ? Madem
 biliyorsun köpeğinin huyunu neden bir ağızlık takıp üç-beş canı korumak için kılını bile
 kıpırdatmazsın be adam ?
 "Foxy" yaz güneşinin en güzel gününde bahçede çimenlerin üzerinde koşturdu, arasıra esen
 rüzgar onun uzun beyaz tüyleri arasında dolanırken gıdıklanıp çiçekten böceğe
 koşturup ağaçlara tırmandı. Uzun kış aylarında eve tıkılıp kalmanın acısını çıkartmak
 istercesine bahçedeki her ağaca tırmandı, kelebekleri kovaladı... Belki de hayatının en mutlu
 günüydü, son günü olduğunu kim bilebilirdi ki ?
 Ara sıra eve gelip bana görünüyor, yere serilip bana göbeğini okşatıyor, sonra yine bahçeye ,
 kelebek kovalamaca oyununa geri dönüyordu. Bahçeyi çeviren çitlerin ardınan köpek
 hırlamaları geldiğinde refleks olarak balkondan atlayıp çitlere yaklaşan köpeklere hoşt
 demeye gittim. Oralarda köpek dolaştıranlar beni bilir, ben köpeklerine hoşt diyen kedici
 bir komşuyum onlar için. Sahipleri geri çağırıp da köpekler çekildiğinde, bir his beni hiç
 yapmadığım halde çitin öte yanına bakmaya zorladı : Foxy'min cansız bedeni çimenlerin
 arasında bir pamuk yığını gibi yatıyordu. Gırtlağımdan canhıraş bir çığlık yükseldiğinde
 köpeklerin sahibi geldi, kedimin ölüsüne bakan sabitlenmiş, inanamayan gözlerimi gördü, "
 Beni de korkuttun, birşey oldu sandım" dedi... Onun için kedimin ölümü önemli birşey
 sayılmıyordu. Kedimi çitlerin ardından bana uzatmasını istedim, yerden bir parça paçavra
 bulmak için arandı, kedimi bacağından tutup çöp parçası gibi uzattı bana ! "Foxy"mi
 kucaklayıp hemen iki adım ötede olan veterinere koşturdum, ne olduğunu anlamak istiyordum :
 Belkemiği kırılmış. Köpeklerin öldürdüğü kesindi. Kedim sıcacıktı henüz. Bembeyaz bedeni bir
 oyuncak gibi çimenlerde atılıp savrulmaktan yapışkan otlarla kaplanmıştı. Henüz can
 vermişti. Eve geldiğimde kedimin bedenini kucağımdan ayıramadan saatlerce boğula haykıra
 ağladım. Bahçedeki mezarına onu bırakamadım birtürlü. O akşam, aynı köpeklerin sahibi,
 köpekleriyle yine bahçemin çitine geldiğinde ona edecek biriki sözüm vardı bu yaralı
 yüreğimle : " Daha kaç kedinin daha ölmesi gerekiyor senin katil köpeklerinin kedi
 öldürmekten vazgeçmesi için ? Buna bir son vermek için daha ne bekliyorsun ?" dedim.
 Öylesin duyarsız ve odun yürekliydi ki : " Köpeklerle kedilerin arasındaki düşmanlığı sen de
 biliyorsun. Ne yapayım yani ? Benim köpeklerimin deşarj olması için tasmasız dolaşmaları ,
 koşmaları lazım, yoksa insanlara da saldırırlar. Sen kedilerini korumayı başaramıyorsan ben
 ne yapayım?" dedi. Güneşli bahçelerde koşup oynama, deşarj olma hakkı sadece cüssesi büyük
 ve çenesi güçlü hayvanların mı hakkı ? Zayıf olan hep korunmalı, saklanmalı, onların
 ayaklarının altından uzak durmak için dört duvar arasına mı kapanmalı ? Kedilerle gayet
 barış içinde yaşayan birçok vahşi bilinen köpek cinsi olmasına rağmen , bazı köpek sahipleri
 vahşi karakterli köpekleriyle ve onlara av olan küçük hayvanlarla nasıl böylesine sevgisiz ve
 duygusuz yaşayabilir? Bizi duyan birbaşka köpek sahibi , (ki onun Doberman cinsi köpeğinin
 ne kedilere ne da başka canlılara asla saldırmadığını duyduğumda ona ve hayvan sevgisine
 büyük saygı ve yakınlık duydum, )" sizce ne yapabiliriz?" dedi. Bence hayvanlara da
 insanlara olduğu gibi doğa ve hayvan sevgisi öğretilebilir. Binbir maharet öğretilen, hatta
 ustaca vahşileştirilerek övgü kazanan köpeklerin eğitmenleri onlara uysallık öğretmeli. Ya da
 madem katil olduğu belli olan bir köpeğin var tasmasız salma ortalığa, ya da ağızlık takarak
 can yakmasını önle!!! ..
 Biliyorum ki acımı hiçbirşey dindiremez. Kedimi gencecik yaşamında toprağa verdim, bir
 köpeğin onu plastik oyuncağı zannetmesi sonucunda. Ama bu adam her gün aynı katil
 köpeklerle bahçemin kıyısında bana cehennem azabı yaşatıyor. Benim kedilerim olmasa bile,
 yolu onun dişleri hizasından geçen mahallenin tüm kediciklerini aynı hazin son bekliyor. Köpek
 sahiplerine seslensek , vahşileştirmek yerine hayvan sevgilisini öğretseler köpeklerine ? Ya
 da, bilemiyorum nasıl bir çare bulunsa ? Bu konuda herhangi bir araştırmanız ya da
 değindiğiniz bir konu olmuşmuydu bu güne kadar bilemiyorum, ama ne olur bu konuya da
 değinseniz sitenizde ? olmaz mı ? Lütfen...
 Sevgi ve saygılarımla,
 Sedef Yılmabaşar Ertugan
 www.yilmabasar.com

   anasayfa | içindekiler | giriş |   türler üyelerüye kayıt | sağlık | ilanlarmesajlar | hikayeler
eş arayanlar | memorial | resimler |linkler | sohbet | veterinerler | basında kedi